Tarih: 3 Mayıs 2012∙ Kategori: Kitap∙ Yorum Yok
15 Kez Okundu

Kızıl Ölüm, haftaya raflardaki yerini alacak:) Siz değerli okurlarımın, bugüne kadar benden esirgemediği yorumlar da, isimlerinizle birlikte son sayfalarda yer alıyor canlar…
Kararsızlık kör bir bıçak gibidir, kestiği her şeyi parçalar ve yırtar. Öyleyse bir karar vermeliydi Nil! Aşkı ve yaşamı arasında ya da belki kaderi ve ailesi arasında…
Geç kalınmış pişmanlık,
Ana rahmindeki yalnızlık,
Dile gelmiş işte; sonsuz ayrılık…
Unutmayın!
Her şeyin, küçük bir başlangıcı vardır.
Tarih: 2 Nisan 2012∙ Kategori: Edebiyat∙ Yorum Yok
48 Kez Okundu
18 Nisan’da moderatörlüğünü benim üstlendiğim İnci Aral okumasına tüm İzmirlileri bekliyoruz:)
Tarih: 25 Ocak 2012∙ Kategori: Edebiyat∙ 2 Yorum
249 Kez Okundu

Merhaba Dostlar,üçlememizin son kitabı Kızıl Ölüm ön kapağı hazırlanmıştı bildiğiniz üzere…Şimdi sıra arka kapakta.Ama ben istiyorum ki,Günebakan Üçlemesini bu noktaya taşıyan siz değerli okurlarımın yazıları,isimleri ile yer alsın arka kapakta.Hem sizlere gönül borcumu ödemek için hem de seriyi keşfetmemiş arkadaşlara sizin kelimelerinizle ulaşmak için.Ne dersiniz canlar? Fikrime katılan dostlar,yorumlarını buraya yazabilir ya da bana e-mail ile ulaştırabilir.Elbette arka kapakta hepsine yer vermek zor ama en azından iç sayfalarda hepsine yer vereceğim:)
Devamını Oku »
Tarih: 2 Ocak 2012∙ Kategori: Edebiyat∙ 3 Yorum
394 Kez Okundu

Tarih: 29 Aralık 2011∙ Kategori: Edebiyat∙ 3 Yorum
564 Kez Okundu

Günebakan Üçlemesi son buluyor…
Nil ve arkadaşları kasabadaki laneti ortadan kaldırmayı başarabildi mi?
Nil’in kalbinin yaptığı seçim onları nasıl etkileyecek? Fimes’in aşkında geri adım atmaması işleri nasıl değiştirecek?
Aydınlığın Şövalyesinin kılıcı Supay’ın karanlık gücü karşısında yeterince güçlü olacak mı?
Kızıl Ülke’nin kapıları lanetlenen ırklara açılacak mı?
Tüm cevaplar, Kızıl Ölüm’de…
Devamını Oku »Tarih: 11 Aralık 2011∙ Kategori: Edebiyat∙ Yorum Yok
479 Kez Okundu

İlk kurşunu kim attı bilmiyorum ama son kurşun sözlerin oldu, kurşuni gecelerde.
Önce yüreğimi deldi geçti, sonra geçmişimin gizli sayfalarına yazıldı mürekkeplerin en koyusuyla. Şimdi, ne bu gönlümü kavuran dil yarası unutulur, ne de bu geçmiş, içimi acıtan gölgelerin esaretinden kurtulur. Senin yazdığın bir hikayede, sonunu bildiğim bir öykünün içinde, şimdinin insafsız kollarına savruluyorum.
Devamını Oku »Tarih: 24 Kasım 2011∙ Kategori: Edebiyat∙ Yorum Yok
123 Kez Okundu

Ne çok söz vardır gidenlerin ardından söylenecek. Ne çok kalem oynatılmıştır ayrılık üzerine. Oysa herkesin kendinedir ayrılığı, acısı kendi içinde çoğalır çünkü. Paylaşılmaz o acı. Anlattıkça çoğalır. Susmak bazen çığlıklardan öte sesini duyurur üstelik. Ben de vakti zamanında kendi yazdığım bir şiirle katılmak istedim ayrılığa dair söz söyleyenlerin arasına.
Aydınlık terk ederken şehri
Bir masum hüzün çöküyor omuzlarıma
Karanlığa tutunup sana koşuyor içimde ne varsa
Son Yorumlar